Pratik İngilizce: Eğitim Öğrenme Konuşma Kitabı Seti CD DVD

Cümlenin Anlamı




141. WORKERS WANT TO BE PAID ACCORDING TO THE AMOUNT OF
         WORK THEY DO.
         İŞÇİLER YAPTIKLARI İŞE GÖRE ÖDENMEK (ÜCRET ALMAK) İSTİYORLAR.

according to: -e göre    forecast: tahmin    opposition: muhalefet   
plan: plan   size: büyüklük, hacim    classify: sınıflandırmak, tasnif etmek   
grade: ayırmak, sınıflandırmak    vary: değişmek    
in working order: çalışır durumda     out of order: bozuk

1. - Do vegetable prices vary according to the season?
    - Yes, vegetable prices vary according to the season.
     
Evet, sebze fiyatları mevsime göre değişir.

2. - Are fruits graded according to size and quality?
    - Yes, fruits are graded according to size and quality.

3. - In libraries, do they classify the books according to their subject?
    - Yes, they classify the books in libraries according to subject.

4. - Is our English course proceeding according to the plan?
    - Yes, our English course is proceeding according to the plan.

5. - According to the latest weather forecast, what will the weather be
      like tomorrow?
    - According to the latest weather forecast, it’ll be warm tomorrow.

6. - Is it strange that according to the Government everything is in
      working order but according to the Opposition everything is out of
      order?
    - Yes, it’s strange that according to the Government everything is in working
      order but according to the Opposition everything is out of order.

7. - According to you, are rich people cleverer or luckier than poor
       people?
    - According to me, rich people are both cleverer and luckier than poor people.

* Aşağıdaki iki cümlenin anlamları aynıdır:

   It is an offence to drop litter in the street.
   To drop litter in the street is an offence.
   Sokağa çöp atmak suçtur.

* Aşağıdaki iki cümlenin anlamları aynıdır:
   It is very nice to be with you.
   To be with you is very nice.
   Seninle olmak çok güzel.

The best thing to do to learn a language is to practise.
Dil öğrenmek için yapılacak en iyi şey pratik yapmaktır.

before I eat : ben yemeden önce
before eating: yemeden önce
I wash my hands before and after eating.
I wash my hands before and after I eat.
Yemeden önce ve yedikten sonra ellerimi yıkarım.

I am studying this book to learn English.
I am studying this book in order to learn English.
I am studying this book so as to learn English.
Bu kitabı İngilizce öğrenmek için çalışıyorum.

I am learning English by studying this book.
İngilizce’yi bu kitabı çalışarak öğreniyorum. / Bu kitabı çalışarak İngilizce öğreniyorum.

Where does he live?
O nerede oturuyor?
where he lives
onun oturduğu yer
I live somewhere near where he lives.
Onun oturduğu yere yakın bir yerde oturuyorum.

What did he say?
O ne dedi?
what he said
onun ne dediği / onun dediği şey
Did you hear what he said?
Onun ne dediğini duydun mu? / Onun dediğini duydun mu?

Why did you do this?
Bunu niye yaptın?
Can you explain to me why you did this?
Bunu niye yaptığını bana açıklar mısın?

This is the best book.
Bu en iyi kitaptır.
This is the best book to learn English.
Bu İngilizce öğrenmek için en iyi kitaptır.
This is the best book to learn English I have ever seen.
Bu İngilizce öğrenmek için bugüne kadar gördüğüm en iyi kitaptır.

I can see a man on the chair under the tree.
Ağacın altında sandalyede bir adam görüyorum.

I can see a man sitting on the chair under the tree.
Ağacın altında sandalyede oturan bir adam görüyorum.

The man sitting on the chair under the tree was reading a book in the
library yesterday.
Ağacın altında sandalyede oturan adam dün kütüphanede kitap okuyordu.

I saw that man sitting on the chair under the tree, reading a book in the
library yesterday.
Ağacın altında sandalyede oturan o adamı dün kütüphanede kitap okurken gördüm.

 

  • Proturk.net
  • ©2017 Pratik İngilizce: Eğitim Öğrenme Konuşma Kitabı Seti CD DVD